BİLİNÇALTI İNSANIN BİLDİĞİ AKLININ DIŞINDAKİ AKLIDIR...

 ANASAYFA HİPNOZHİPNOZLA NASIL ZAYIFLANILIR?ÖZEL PROGRAM İLETİŞİM

Güncel Konular

                 Bir akıl değil sadece, tüm hücrelerle bağlantısı olan muhteşem bir yapı, bazen çok karışık çözmek imkansız, bazense tek bir kelime onu anlatmaya yeter. İnsan oğlunun var oluşundan beri açıklanmaya çalışılmış ancak halen kesin bir açıklaması olmayan evrensel güdülerimizi içinde barındıran belki de insanı insan yapan dürtülerin mabedi, BİLİNÇALTI...

                 Dünyadaki çocukların aynı sesleri çıkarması, 6. ay civarı babıldama dönemine başlaması ve 9. aydaki dil gelişiminde farklılaşmasına kadar aynı davranışları sergilemeleri bize bilinçaltımızda aynı içgüdüleri taşıdığımızın bir göstergesidir. Tüm içgüdülerimizin kökenidir. Bu içgüdülerle beslenir, sever, yaşar, evlenir ve çoğalırız.

                 Yaşam denilen bu yolculukta izlediğimiz rota bilinçaltımız ise verdiğimiz molaları da bilinç olarak adlandırabiliriz. Psikoloji bilimi çoğu yerde rotayı değil de molaları incelemeye çalışır. bu yüzden de Jung'unda dediği gibi " Ruhsuz bir ruh bilimi" olma yolundadır. Bilinçaltı her şeyin kaynağı ve kökenidir. Bizim için geri planda sürekli çalışır. Hani bazı zamanlarda problemlerimizi erteleriz çözmek istemeyiz veya gündelik işlerimize dalar çalışmaya devam ederiz. Daha sonra birden sorunun çözümünü buluruz. İşte aslında çözümü bulan bilinçaltımızdır. Peki ya seçimlerimizde etkili olan hangisidir, bilinç mi? yoksa bilinçaltı mı? neredeyse tüm hareketlerimizi yönlendiren çoğu zaman bilinçaltıdır. Ama bilincin etkisi de vardır. Zaten etkisini yitirdiği anda sadece bilinçaltının etkisine gireriz ki o da psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getirir.

Bilinçaltının Özellikleri (kendinizden bir parça bulacağınıza eminim);

  • Hem çok başarılı hem de çok beceriksizdir. Bazen çok büyük problemleri ustalıkla çözerken, bazen de korumak adına hatalar yapılmasına sebep olabilir.

  • Genellemeler yapar. Örneğin; küçük bir hasar gördüğünde karşı cinsin hepsini kötüleyebilir.

  • Değişim ve yeniliklerden hiç hoşlanmaz. Kötüde olsa alışık olduğu sistemi korumaya çalışır. Çünkü o program şimdiye kadar onu korumaya yetmiştir.

  • Yanılmak istemez, her zaman haklı çıkmalıdır.

  • Bilinçaltı bazı zamanlarda bilinci suçlayabilir. Uyarabilir veya cezalandırabilir. Tüm bu faaliyetlerin amacı benliği korumaktır. Korurken farkında olmadan verdiği hasarlara da psikolojik sorunlar diyoruz.

  • Eğer doğru olmayan, yanlış bir yolu kabul etmişse,  bu yolu bilince de kabul ettirmeye çalışır. Bunun için kişiyi anormal duygu, düşünce ve davranışlara yönlendirebilir.

  • Bilinçaltı düşüncelerinin açığa çıkmasından pek hoşlanmaz.

  • Bilinçaltı dili semboliktir. Bu sembolleri de en çok rüyalarımızda görürüz ve bunlarla aslında bizlere çeşitli mesajlar iletmeye çalışır. Örneğin; genelde ilk çocuklarda ve kardeş gedikten sonra gördükleri genel bir rüya, uçurumdan düşme rüyasıdır. Bu elde ettiklerini kaybetmeyi sembolize eder. Bu kaybetme korkusunun bir göstergesidir.

  • Çok inatçıdır istediği olana kadar çabalar.

  • Tam kapasite 7 / 24 çalışır. Asla uyumaz ve anne rahmine düştükten sonra kayıta başlar. Tüm yaşadıklarınız saniye saniye, tüm detayları ile orada saklıdır.

  • Zaman kavramı sadece bilince ait bir şeydir. Bilinçaltında zaman kavramı şimdikinden farklıdır. O yüzden ortalama 1 saat hipnoz altında kalanlar bunu 20 dk. gibi algılar.

  • Düşünme hızı bilinçle mukayese edilmez. Çok hızlıdır. Bilinç düşünürken ego ve süper egonun filtrelerine takılırken bilinçaltında böyle bir filtre yoktur ve saliseler içinde birçok şeyi yapabilir.

  • Tüm psikolojik rahatsızlıklar bilinçaltı kökenlidir. O yüzden sorunlarımızda aslında ne olduğunu bilsek de bilinç düzeyinde olduğundan, nasıl çözeceğimiz hakkında bir fikrimiz yoktur. Yada bulduğumuz çözüm bilinç düzeyinde kaldığından sonuç vermez, kısa bir süre sonra eski halimize geri döneriz.

  • Abartmaya bayılır. Küçücük bir pire için tüm yorganı yaktırır size...

  • Kişilik değeri yani öz saygısı tehdit edilirse onu yüceltmek yerine, karşısındakini küçük gösterme çabalarına yönelir.

  • Hassas ayrımları yapmak onun işi değildir.  Örneğin; sevdiği birisinin ondan ayrılması veya ölmesine aynı tepkileri verebilir. Çünkü ikisinin de sonucunda sevdiği tarafından terk edilmiştir.

  • Bilinçaltının kökenleri çocuklukta atılmıştır. Aslında anne babanın aynası gibidir.  Kendisine nasıl davranılmışsa onu almış ve içselleştirmiştir. Özellikle annedeki psikolojik rahatsızlığın etkilerini mutlaka görürsünüz. Hele ki uçlarda yaşamışsa ya iyidir dünya ya da kötü...

  • Bilinçaltı aşırı duygusal yükler taşımaya başladığında veya baskı altındayken birbirlerine yakın düşüncelerin harekete geçireceği davranışları tetikleyebilir. Örneğin; fazla titizlik gösteren birisinde aynı zamanda temizlik davranışında da artış olması gibi. Yada tam tersi birisi bastırıldığında diğerini artırabilir. Titizliği bastırdınız aşırı bir temizlik davranışı gözlemlenebilir. Kökenindeki duyguyu boşaltmadıkça başka bir taraftan kendisine çıkacak bir yol mutlaka bulur.

  • Bilinçaltı ile bilinç ters çalışırlar. Birisi içe dönükken diğeri dışa dönmüştür. Örneğin hipnoz halindeyken bilinciniz içinize dönmüş ve dışarı ile bağlantısı azalmıştır. Bu arada bilinçaltı da dışarı açılmıştır. Dışarıdan gelecek telkinlere açık hale gelmiştir.

  • İnsan ne isterse bilinçaltı ona ulaşır. Yeter ki bu isteği bilinç düzeyinden bilinçaltına indirebilmiş olalım. Yani içselleştirelim.

  • Vücudun tüm kontrolü bilinçaltından yapılır. Tüm organların çalışması ve bağışıklık sisteminizin gücü buradan koordine edilir. Bu yüzden isterse mükemmel bir doktor olarak sizi iyileştirirken, bir çok hastalığın başlamasına da sebep olabilir. Ona ne yüklediğiniz önemlidir. Birçok kişi farkında olmadan kendine yönelik suçlamaları veya öfkeleri ile süreci tersine işletirler. Bugün birçok hastalığın altında doktorunuza neden diye sorduğunuzda "insan vücudu yapar demesi yada stresten oluyor !" denmesindeki sebep aslında bilinçaltının olumsuz yüklenmesidir.

  • Her zaman bilinçaltımızdan gelen dürtüleri olduğu gibi yaşamayız, bilinçaltımız bazen bunu toplumda kabul görecek kılıflara sokar, örneğin; saldırganlık dürtülerinin çok olduğu bir kişinin polis olmak istemesi gibi... (o zaman istediği gibi adam dövebiliyor.)

  • Bilinçaltının içeriği geçmişte yaşadığımız olaylarla şimdi arasında kurulan bağlarla oluşturulur.

  • Ürettiği çözümler kendi içinde mantıklıdır.

Bilinçaltımıza Nasıl Ulaşırız?

  • Kızdığımızda yada sevdiğimiz bir şey elimizden alındığındaki tepkilerimiz bilinçaltı tepkileridir. Bunlar bize ipucu verir.

  • Bazen dalıp gideriz. İçimizde bir yerlerle konuşmaya başlarız. o size bir şeyler söyler, işte o bilinçaltının sesidir. Lütfen söylediklerini not edin...

  • Karşınızdaki kişi konuşurkenki sık sık kullandığı kelimeler bilinçaltının ifadeleri olabilir.

  • Monoton işlerimizi yaparken bilinçaltımızı kullanırız. Örneğin; araba kullanırken, kitap okurken... Bu arada aklınıza gelen düşünceler bilinçaltından gelenlerdir.

Bilinç ve bilinçaltı arasında hangisinin önemli olduğu konusunda tüm bu anlattıklarımı da göz önüne aldığımızda aslında bilinçaltı demek gerekiyorsa da bu çok doğru olmaz çünkü tüm bu gücüne karşı tam anlamı ile bilinçaltımızın kontrolüne girersek de inanın bu karanlık ve derin denizlerde kimseler bizi bulamaz. Denge mükemmel kurulmuştur.

Ancak hayatımızı bu kadar etkileyen ve bizi biz yapan bilinçaltımıza kesinlikle çok uzak kalmamalıyız. Onu ne kadar çok tanıma fırsatı bulur keşfedersek ödülümüz o kadar bilinçli yaşamak olacaktır...

Saygılarımla...

Cenk Kahvecioğlu

Psikolojik Danışman

Ve Hipnoterapist

 

Copyright © 2009 Derin Hipnoterapi Merkezi / www.cenkkahvecioglu.com